İslam'da rüya tabiri ilminin en sağlam dayanağı Kur'an-ı Kerim'dir. Kur'an'da rüyalar için rü'yâ, menâm (uyku hâli) ve ahlâm (karışık düşler) kelimeleri kullanılır ve peygamberlerin hayatından yedi önemli rüya hadisesi anlatılır. Bu kıssaların her biri, rüyaların nasıl anlaşılacağına dair temel bir ilke öğretir.
1. Hz. Yûsuf'un çocukluk rüyası: On bir yıldız, güneş ve ay
Yûsuf suresi, genç Yûsuf'un babası Hz. Yakub'a anlattığı meşhur rüya ile başlar:
إِذْ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَا أَبَتِ إِنِّي رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَأَيْتُهُمْ لِي سَاجِدِينَ
Anlamı: “Hani Yûsuf babasına, ‘Babacığım! Gerçekten ben rüyamda on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm’ demişti” (Yûsuf 12:4).
Hz. Yakub bu rüyanın büyük bir seçilmişlik müjdesi olduğunu hemen anladı; Yûsuf'u kıskançlık tuzaklarına karşı uyararak “Yavrum, rüyanı kardeşlerine anlatma” dedi ve Allah'ın ona rüyaların yorumunu (te'vîlü'l-ehâdîs) öğreteceğini müjdeledi (Yûsuf 12:5-6). Bu rüya on yıllar sonra Mısır'da anne babası ve on bir kardeşi onun huzurunda saygıyla eğildiğinde gerçekleşti (Yûsuf 12:100). Bkz. Rüyada güneş görmek, Rüyada ay görmek ve Rüyada yıldız görmek.
2 ve 3. Zindandaki iki gencin rüyaları
Hz. Yûsuf'la birlikte zindana giren iki gençten biri rüyasında şaraplık üzüm sıktığını, diğeri ise başının üzerinde kuşların yediği bir ekmek taşıdığını gördü (Yûsuf 12:36). Hz. Yûsuf önce onlara tevhidi anlattı, ardından birinci gencin kurtulup efendisine içki sunacağını, diğerinin ise asılacağını ve kuşların başından yiyeceğini bildirdi (Yûsuf 12:41). Bu kıssa, zahiren birbirine benzeyen iki rüyanın rüya sahibinin hâline ve ayrıntılara göre tamamen farklı sonuçlara işaret edebileceğini gösterir. Bkz. Rüyada ekmek görmek.
4. Mısır hükümdarının rüyası: Yedi semiz inek ve yedi yeşil başak
Mısır hükümdarı rüyasında yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yediğini ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak gördü (Yûsuf 12:43). Saray danışmanları buna “karışık düşler (adgâsü ahlâm)” deyip geçiştirdi (Yûsuf 12:44). Hz. Yûsuf ise yedi semiz inek ve yeşil başağı yedi bolluk yılı, yedi zayıf inek ve kuru başağı yedi kıtlık yılı olarak yorumladı; üstelik mahsulü başağında saklamalarını öğütleyerek bütün bir ülkeyi kıtlıktan kurtaran tedbiri gösterdi (Yûsuf 12:47-49). Bkz. Rüyada buğday görmek.
5. Hz. İbrâhim'in kurban rüyası
Hz. İbrâhim, oğlu Hz. İsmâil'e “Yavrum, ben uykuda (rüyamda) seni boğazladığımı görüyorum; düşün bakalım ne dersin?” dedi. Peygamberlerin rüyası vahiy olduğu için baba ve oğul Allah'ın emrine tam bir teslimiyet gösterdi; Allah da onların bu sadakatini kabul ederek İsmâil'in yerine büyük bir kurbanlık ihsan etti (Sâffât 37:102-107). Âlimler burada çok önemli bir kaideyi hatırlatır: Peygamberlerin rüyası vahiydir, ancak sıradan insanların rüyası vahiy değildir; bu yüzden hiçbir insan rüyasına dayanarak bir başkasına zarar veremez veya dinî bir hüküm koyamaz. Bkz. Rüyada kurban kesmek.
6 ve 7. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Kur'an'da anılan rüyaları
- Bedir'den önceki rüya (Enfâl 8:43): Allah Teâlâ, Bedir Savaşı öncesinde düşman ordusunu Peygamber Efendimize rüyasında az gösterdi; böylece müminlerin kalbine cesaret ve sekînet indi.
- Mescid-i Harâm'a giriş rüyası (Fetih 48:27): Peygamber Efendimiz Medine'deyken sahabilerle birlikte güven içinde, başlarını tıraş etmiş veya saçlarını kısaltmış olarak Mescid-i Harâm'a girdiklerini rüyasında gördü. Hudeybiye yılında geri dönülünce bazı kimseler şaşırdı; ancak Allah “Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını hakkıyla doğruladı” (Fetih 48:27) ayetini indirdi ve rüya ertesi yıl Kaza Umresi'nde aynen gerçekleşti. Ayrıca İsrâ suresi 60. ayette de Peygamberimize gösterilen rüyanın (görümün) insanlar için bir imtihan kılındığı bildirilir.
Özetle
Kur'an'da geçen rüyalar bize şunu öğretir: Güzel rüya kıskanç kimselere anlatılmaz (Rüya kimseye anlatılır mı?), semboller rüyanın bütünüyle okunur (Rüya nasıl yorumlanır?), doğru rüya hemen değil vakti geldiğinde çıkar (Rüyalar ne zaman çıkar?) ve rüya tabiri ancak ilim ve edeple yapılır (Rüya tabiri caiz mi?).
Doğrusunu en iyi Allah bilir.
Kaynaklar
- Yûsuf Suresi 12:4-6, 12:36-49, 12:100
- Sâffât Suresi 37:102-107
- Enfâl Suresi 8:43
- Fetih Suresi 48:27
- İsrâ Suresi 17:60